DELİ RAKKASE * Bölüm

 

 
ACEMİ / YAĞMUR...
 
 
Acemi rüya da
K/ara kor yüreğim
Başlangıç yalan ya
U/tanır vakur son
Özlemini çektiği
Billur yaşlardan
 
Bu gün
Yağmur altında
Kırmızı güvercin kadar
Emanet gibiyim aşka.

 
  
AFF/AN...
 
Dokunma tadıma acuze kama
Sızlamaz kuma dul yarama
İç çekişlerim rötarlı
Kayıp yarıma.
 
Açtı akasyalar eridi içimin yağı
Balın da mest ço(cu)kluğum
Tutmaz nice çiçek
Endamında kar beyaz dalı
 
Minik suskun çitlenbiğin saçları takıldı dallara
Acımaz canı, kalsa da tutsak /çor allara ..
 
Beşiğim nerede …
Hani toprak kuytularım …
Taşlarım …
 
Gelmedin ya !
Hani oynayacaktık akasya sarayında..
Kızma büyükbaba vallaha bende suç yok
Tüm suç akasyada
Sor ona !
Neden bu kadar leziz tadıyla
Kokar hala burnum da..
 
Palaz pandıraz kaçtı
Tırmandı us palyaço duvara
 
Hıh..
Tüküreyim donuna…



AH/ESTE...
 
düş bağrıma
yağmurcuk
 
aheste açıldı eller
hadi dol kanıma
yağmurlu hava
 
ruhum uç ummana
dans et bulutlarla
genişle göğüs
değ arzın tavanına
durul durul ak
meleklerin kollarında
 
istemez ki yere inmeyi
inliyor
toprağa değdikçe
tiril tiril bedeni
 
çisil çisil serp 
şarkılar söyle
gözlerinde
uyut beni
kimsesiz
sessiz
dinle
inle
'nle
le
e...
 
e'si
Sensizim işte...
 
hadi
al beni yağmurcuk
bu c/an tene dar gelmekte


 
ANKARA

Acı soluyan / solutan Ankara.
Bırakmaz ki seni sana.

Şubat'ın ak yüzü karardı şairin ruhunda.

Gecenin soğuk saatlerinde düşer sana
Çelişkileri öksüz otobüs durağında
/ gitmeler yada kalmalar
Çaresizliği solumakta.

Dengesini kaybetmiş sevgili edaları
İsyan vurdum duymazlığa
İki yüzlü kadınlık siner kaybolmuş anlarına.

Nasibini alır vesikalık kişilik
Şairin çelişkisiz isyanında
İnadına ayaktadır yiğitlik
Kendine ve okuyana.
 
 
AHH...
 
Düştüm gülüşüne
Yangınıydı buzun
Ayazıydı yalnızlığın
Üşümüşüm
Sabahına
Serseri bakışın
Aşkım -Şaşkın
Varmışsın
 
Olmasan ne yazar
Sen b/akarken can/dan
İki damla göz yaşı/nın
Varlığında
Hoşluğunda
Hiçliğinde
Sende Kalmış/ım.
 
 
 
 
AH BEYİM...
 
 
İnci gibi döktükçe Güneş’in küllerini
Şir-ansız hudutlarda vuruldum
Ölüm dölse közüne
Ah beyim / kahpeyim
Yeter !
Yeter
Yüzüme tükür(düğ)ün.. !
 
 
 
 
 
 
 
AH GURBET...
 
 
Sancısı dinmez içimde..

Kimin bağır taşı sessiz ılık düşlerde benim kadar.
Kim kaskatı kesilir yüreğim kadar saralı günlerde..
Canımı kanatır ısırılmış camlar , sızar dudağımdan
Sessiz , susuz içerim rakı niyetine kaf dağından..

Kaç yıldız kayar bağrımdan kanıma dokunmadan
Kaç bucak sayar devran kucağımda ağlamadan
Bebeğin dili çaresiz anasının sütüne kanmadan
Merhamet mi indi sanki balığın karnına dağlanmadan..

Dayan yürek haram ölmek bağır taşı çatlamadan
Dayan gülüm dayan.. Dayan bebeğim,
Medet cana, sensin Y/ARATAN..
 
 

 
AŞK ­­– KOKLA ..
 
 
Dünya tekin olamadı ki şeytanın ocağında..
Cürüm işler aşk özgür ılıcada
Ey şair
Say ki ölüm yeni / doğanın kucağında..
Ses yalın
Hadi
Kokla !
 
 
 
ANT ..
 
Dileğim küpeli deli
Bilemedi seyyah dehri..

Vurgun yedim bucağa
Can çırpınır zamana
Ne verdim ki aşka
Andı kırık kalp başka

Kırbacı çektim özüme
Sızı ancak tene
Doğrultum tetiği ciğere
Vur hadi vur
Hevenkte kabuksuz bedene

Çenesi düştü gü(z/n)ün
Us üryan gülistana
Azaba teneke çalar
Mahşer göz(üm)de hüzün


                Hıçkırık yankı kıyında
                Al seninim
                Yandım..
                Kıyamet aşkın(l)a...
 

AR/TIK...
 
Kırık tutku göç
Saklı İncir altına
Gördüm - Fırlama
Peykesinde kin
 
Akla küngeleri
Pasaklı köşe
Bildim - S/aklanma
Meçhulünde düş
 
Solgun kırmızı arsız
Bit pazarında
Gecede - Sönsün ışıklar
Adım nur gibi kara
 
             Hey
             Saf gül nazarlık
             Aşkım sana ar/tık
 
 
 
 
A.Ş.K.
 
A nonim /Ahz-ı
Ş evk
K umpanyası
 
İçimde yoklukla büyüyen çınar
Sanadır sevdanın sazsız sözü
Boşuna arsız salınma güneşe
Alaza döndün ya yüzünü
Hükmün ne kadar
Kuru da gör, bak
Varlığı budadı kökümü..
 
Nerede serap dölü ?
Yetmez mi Güneş’in yüzüme tükürdüğü !
 
 
 
 
 
ARP ..
 
 
Ürperdikçe beden sığınsın
Saki kokuna
Titredikçe ısınsın nağme fidem
Salsın kökleri dudaklarıyla boynuna
Sen nefesini tutukça
Sokulsun soluksuz bağrına
Usulca

çiçek ilim gün batımı gülüşlere saklansan
ağlar mı yaşım ter duvağından
bir arp çınlatır geceyi perdelerin ardından
melek dudaklar kıpırdaşır sevdadan
ah mehtap
sakla kuzu y/okuma
duru suyum damladıkça ana
gökkuşağını yok ettim koynunda
melodiler salındım tırnak uçlarına
kazındıkça içim sana
kan çiçeğiyim bu oyun da
suskun bir aynadan bakıyorum aşka
gözlerim var ya
ah didem sensin karamda
haleye kestim giydirdim seni
ne de güzel yakıştı, haki
gülüşlerine taktığım kanatlarıma

Gölgeler arasından bir gelin geçti
Yüzü gri huzmeydi
Çömeldi gün yine öptü diye denizi
Elini tutamam ki..
 
 
 
B/ASTIM..
 
 
Nazarıma düştü
Nazarsız gülüşü..
 
Göze geldi udi bakışın
Kurşun dökmeli tepeden tırnağa
Ak çarşaf şefaat saklanalım altına
Sarılalım göz göze illegal ikana
Çok sararmış dibine deccal tava
Anlaşıldı onulmaz taraça
Ayrık otunun çilesiydi kabala
İşret şive sindi şimdi imana
Kudurgan telve şirkim 
Vefa sana / cefa bana....
 
Son sigaramdan
Son nefes gavs ağıdı
Ellerimde yanık nefer
Ademin kan/ık bacısı
Şuh nikotin beynime çağıdı
Sökemedim sensiz bizi
Mor şişede kübram ağladı..
 
Lanetli gül düştü ılacama
Koku haram gülistanda
Su bitap primsiz aşkına
Bak bedesten şavkında kalana
Yatırdım kış uykusuna
İçine tüküreyim çapına hasret yaşam
Merhametsiz medet başıma
Ne verdin madrabaz soba
Tutuşup tek başına
Köhnü hayal solumaktan başka..
 
               Aman..
               Mabut mührünü b/astım
               Kelli felli dilenci g/özlerim aşka…
 
 


 
BENİMSİN…
 
 
Arzulu rakıda demleyip
Kendini kaybetmiş sütünde
Akladım özgeçmişini
Tek yudumluk dublemde
Fondip yaptım kendime
Bekleme kusmayacağım
Kabz ettim iliğime
Vermem billah seni
 
Bir kuple arzu
Bir kuple tutku
Aşkımsın bebeğim
Sakladım sana kendimi
Hadi gönlü yaralım
İçer misin beni..
Hı..
 
 
 

 
BİÇARE..
 
 
Kapansa da gözlerim
Sabahına
Sarıl bebeğim
Sana üşüyen sevdama
 
Varlığının hazzını
Bulamadım değişecek
Vuslatsız derlerde
Yapamadım sensiz
Demde neylesin
Bir soluk yeter
Açlığına düşen biçareye..
 
 
 
 
BİR PALTOLUK DÜŞLER ..
 
 
çıplak kaldım
dudaklarının kenarından uçuşan
biçare kuşların kan/adında.
lime lime kör bıçakların dilinde etim
çınar dalları kıskanır ısırganı
uğur böceğinin kırmızısına adını yazdığımda
pıtraklar dolanır paçama günün mor soluşuyla
yaban otuna saklanınca köse kaderim
ellerinle sıcacık kopart köklerimi
dikenleri bile severim ayarttıkça tenimi
uyur gezerim düşlerimde
ellerim ilk dokunmalı sana
seni okşamalı diye
kazırım parmak uçlarıma
 
sokaktan bir çıplak serseri geçti
saçına sakalına sinmiş ellerinin kaderi
bir paltoluk düşlere sarılmış yaz ortası
çaresiz ayakların kanayan öfkesi
küsmüş sokağın lambası
ışıklara
güllere..
 
çıplak kaldım
gün ortası, serseri
gözlerinde zifiri...
 
 
 
 
BİTİYORUM ..
 
 
 Acıyla sevişiyoruz
 Bu gece
 
Bedenimde dolaşıyor hüzünler
Hırçın dalgalarda yanıyorum
Tenimde kıvranıyor ayrılık
Aşkın yokluk ritminde
Dans ediyoruz.
Gensi gensi
Göğsümü öpüyor
Boynuma tırmanıyor
Bergamut hasletin
Çisil dokunuşlarda
Veda dudaklarımda
Titrek gidişlerin
Okşuyor saçımı
Kıvrımlarımda
Aldanışın dişleri
İncitmiyor
Serze ihanet
Buse kulağımda
Acı terim
İnliyor sensiz
Çin/gene tınılar
Çiğli damlıyor ruhuma .
 
          Ouf…
          Elleri özlemin en kuytularda
          B/itiyorum…



 
C/ANIMIN İÇİSİN…
 
 
Varlığın hükmü
Aşkım kadar canımın içi..
Yokluğun acı vermiyor.
Seni sevmeyi seviyorum sanırım.
 
Ayrı meyhanelerde çalınıyor şarkımız
Ben mayhoş
Meyhaneler sarhoş
 
Mayhoş sarhoş
Tıngırdatıyoruz işte..
 
Senin şarkın ne alemde..?
 
 
 
ADIMLA..
 
ve
kul bir kader  d/ağlar çul içinde
 
İlahi bir gül açtı yedi veren göğün dilinde
süzüldü gün lime lime
üzgün didem aşk mevsiminde
dudu değil dude
yıkadım terini tuz ilimle
ağla ciğer parem
hercai menekşe özüm sevinde
mor bir gülüş bıraktım yolun üzerine
adımla
adım/l/a(n)dıkça  tozut yelinle
bak bir dilenci ağlar dibinde
avucunda sen
eteğine bulaşır buruk silsile

ve
mor bir gülüş ağlar küf içinde..
 
 
  
C/EREME..
 
 
Atın terkisine vurdum kefeni
O dağ senin bu bağ benim
Tavaf ettim geleni…
 
Uzak değil esintisi
Yitik   gecelerin mecalde
Uğursuz böcekler süzekte
Havsalaya dar gelir derişme
İnfaz etmeli tek tek heceye
Düşmez şiirin kesik göbeğine
 
Tere düşen akçe düşte
Salıncak kurdu yeleye
Şahlana şahlana tepmeli
Öfkeyi nalın çivisiyle
Mıhlandı kör ebe
Gri benekli düşlere
 
Yak rüzgar gözümü
Sakar düşürdüm haleye
Didik didik yara bere
Çalı çırpı canı ürpertmede
Lime lime dizginler
Salındıkça elime dökülmekte
 
Toprağa düş kayalık
Yokuş mızraplı cereme
Dizlerin bağı çözük
Bitiş mi iniş payeme
Can pazarında mızrak
Takkesiz diraye..
 
               De(h)get..
               Paklanmaz kirin
               Teneşirine zıkkım kıyamsız terim ..




Sakın kızma sana tutuldum diye
Sadağında öksüz ecnebi özlerim
Anlarsın sen
Masumunda bak cirit atıyor gözlerim

İhanete ceza
Yaşamadıklarıma ödül mü sunmakta yaratan
Ya da her ikisiyle öç mü almakta şeytan
Hesapsız an yaşanılan

Ruhumun majeste köşelerine
Bulaştı ellerimin kiri makbuzsuz
Hak bildiklerim gizinde gevrek yara
Yalan da olsa gülmeli çiğdemli gülüş
Yakala irtica ediyor geç güzümde kuz
Helalim makber, ırgat sana sadakatim
Kuru sıkı ödüllere maruz

        Koordinasyonu yitirdi gönderde beynim
        Salınmaları oynuyor çaresiz

Sevabından lanetler olsun şimdi bana
Kanadıkça sevgiliye can bulayım çarmıhta
Kör bıçaklarla alelacele doğranıp
Diri diri gömülüp modern taşlanayım
Sahra da kızgın kum olayım fuaye vuslatsız
Dağlardan aşağı lime lime sahibime parçalanayım
Lavlarla yıkatayım hızır özlerimi
Kızgın demirlerle dağlatıp fesleğen gözlerimi
Alevlerde söndüreyim keşişleme tenimi

Sonra daha sonra
Pişip cüz de seninle
Budalaca kırklı sulara bulanayım..
Belki , belki affeder yaratan beni

Abam aşk
Kadri yağmura sindi şimdi..
 
 
 
DELİ RAKKASE..
 
 
Tüm vurmalı sazlar içimde
Gümbür gümbür
 
     Göğsümde devran tepişiyor
     Doğuda isyankar Choshi
     Batısında mistik San martin
     Deli rakkaseyim
     Kimin gücü yetsin…
 
Bir imansız dalga kollarımda
Vurdukça buruyor boynuma
Sağ sol inle
Git gel kaş biçimle
Ah o ne naz
Omuzlar çatlıyor arada
Kıvranıyor bakışların edasına
Hadi şeker
Alevi düşürdüm peşine.
 
Göğsümde
Parmaklıklar dar
Tutulmuş fırtınaya
Deviniyor hazlarda
Dere tepe kalmadı
Yerle bir t/avı
Kurban
Tendeki minik dalgalara..
Hele hele o bel
Sanki koptu haleler
Üst ayrı alt ayrı
Kıvranıyor desem yalan
Çaresiz çırpınıyor salına salına
Sazlar tepiniyor hücrelerimde
 
 
Ouf..
Ayak uydurmaz mı kalçalar
Titredikçe
Titresin ritimde
Salınma vaktine düştü cilve
Hadii ….
Deli deli
Dizlerden yükseliyor
Çılgın alev seli
Bir sağa bir sola
Etekler uçuşmakta,
Elin biri tutuşmuş kenarda
Bir el saçlarda davetkar
Parmak uçları yanıyor hatta
 
Söylemem gözlerimi
Delirtmesin ışıltılar rakkaseyi
Dudaklarımın kenarında
İnfaz ettim şehveti
H/adi
Uzatsana ter elini
Hıh..
Savurdum işte
Omuz sitemli dile
Vurdum kıvrak belimi
Kıvranırken öne
Döndüm işveli geri
Koklatmam
Kurban et teli
Vurmalı sazlar içinde
Bu rakkase deli
 
Ouf..
“ Diab “ bitirdin beni..
 
 
 
DERMAN...
 
 
Volga mı Tuna’ya hoyrat
Bir gülüş mü dokunuşa hasret
Gerçekten ayakta kalmak mı aldanışlar
Düşmeden sarıldıkça düşlere
 
Savunmasız iri gözleri korkulu
Küçük kız asırlık yakaladı koruğu
Kimin umurunda
Vardiyada şeytanın oluğu
 
Çilek üzümleri mi sana sevdalı
Sen sandıktaki cins cesarete mi
A ha yakalandın
Sarıldın çilek bağın cevizine
 
Paçandaki annenin kızmalık izi
Kim dikti sana bu karmaşık gizi
Tamda buldun
Ala bula çamura bizi
 
Midenin üstüne üstüne çalışıyor acılar
Derman verin bacaklara bacılar
Ne olur güç ayalar
Akıl baştan gitti gidiyor sayıklar..
 
          Çekiç yedim
          Keskin kılıç iki dirhem yüreğim..
 
 
 
 
DESTUR ..
 
Gacur gucur dünyanın kirişleri
Tepemize indi inecek
Tövbe destur
Susmaz eşeklerin arsız kişneyişleri
Şer vurdun peş peşe işleri
Meramım sana göbel soyu
Velev ki yaratıldın beşer
Aklına şeytan mı işer
 
Helal yâda düşmeden
Ne istersin adem oğlu
Ey aklı dünden
Sen insanlığını bilmezken
Sökülür beş kuruş ciğerin
Deccalı görmeden
Sensin kahreden Cumartesi çocuğu.
Uydu mu / …
 
 
 
 
C/EZA ..
 
 
Suç mu geç gitsin..

Unutma derya şair unutulur
Unuttu dediğinse koca yalan önünde durur
Unutulsa iyi ya gerçek sevgili beynine kilit vurur
Adına da denir anlamsız gurur..
Müebbetse müebbet
Cezandan illaki haberin olur

Mübarek ola..
 
 

 
DİK KAFALI DÜŞLER ..
 
 
Gecenin suçu ne
Işığını çalmış arsız
 
Korkakların teri
Oynaşırken gerdekte
Hıçkırığa kesik
Kuru gözler tenimde
 
Küflü ihtimaller mi
 
Hım..
 
İşte !
İnatla kapında
Keşkek dilekler
Tütsü efkarlı
Gecemde 
Afillisinden
Dik kafalı düşler
 
 
 
 
‘DU..
 
 
Zaman aktı
Damla damla
Soğuyordu
 
Yağdı yağmur
Yitik onum
Ağlıyordu
 
Dayanamadı toprak
İçini çeke çeke
Boğuluyordu
 
 
 
 
DUASIZ MEVSİM ..
 
 
Bulaştıkça
Duasız mevsimin kanı,
Dudağından sızar şerbet kadar acı..
 
Utangaç bir kır çiçeğiyim
Çocuksu/kirli ellerin avucunda
Gözlerim kayıp ufuklarda müptela
Ildız bir güneş sarılınca bağrıma
Seyret şehrin ortası sinema
Çatlak toprak üstü kuru gonca
Arı bulaşmış sası balıma
Of iğne canımı yakma
Kara bulut çöktü 
Işığımı çalıyor oysa
Damla damla sızınca yağmur alemin kucağına
Yol bulur kurak yanıma
Can veririm çatlak kökün ucunda
Masumca..
 
aşk
o
ve
ben
 
Sön tenimde duasız mevsim.
 
 

 
D/ÜŞÜYORUM..
 
Her şey küçüldü
Ben dürülürken içime
Oturacak yer bile kalmadı
Sabiye..
 
Mağrur eğildim döner başım
Etraf karaydı mahşer bakışlım
Yoktu kimsecikler
Mezarlık kadar ıssız ve sessiz ortalık
Sabim ve ben zamansız düşük
Üşüdük kulunç olduk
Kördüğümlü kirpiğe takıldık
Saplandık böğrüme
İçime içime çakıldık.
Hazırlan şimdi
Kulise yığılmalıydık.
 
Al kundaklı sabi aşkım
Sarıldım sarıldım
Kıvrıldıkça içime ayazını ısıttım
Düşüyoruz öyle ya yer kalmadı
Savaşçı dirayetinde
İnadına kırılmaz ayaklarım
 
Arzdan salınmış ürkek sabim
Yorgun maya kadar yılgın
Çaresiz direkler arasındaki benim
Sırtımda kıvamsız duvar
Külçeli omuzlarım kusursuz
Uçkursuz beynime yuvalanmış
İçten tırmalıyor karıncalar
Tepeden tırnağa bedensizim
Tatlı tatlı üşüyorum
Eriyor kollarım..  uf..
Hadi tut beni..
D/üşüyorum…
 
_ “aç gözlerini” der misin !
    Sıcacık bağrında..  
hı..


 

GALİNA
 
“seninim” dese de varında
İsimsizdi oysa yanında...
 
Ne mal ne para
Kul etti Sadece sevda
Kelebek ömründe
Adadı kendini
Onurunda Galina
 
Çekince
On dört defa
Kılıcı Azrail’e
Nazım’a peşkir etti
Kıymeti cana
 
Ey nazende Galina
İstemedin ki sen şiiri
İncinmesin diye
Sevgili
Yazdı mı peki..
 
Eh be Nazım
Neyledin nazendeni?
Ölüm yolunda
Terk eyledi mi seni?
Cefasında sevgili
 
Ölürsem
Aşktan olsun dedi ya
Nankör yüreğin
Galina onurunda
Engebeli
 
Nazım’ca
Marifetti
Çürütmeden yemek
Erdemdi oysa
Tadında çiğnemek
 
Kim demiş
Sanat sadece ham armuda
Anlasana
Nazım’a düş değildi Galina
Bekle
Ham düşsün diye ağzına..
 
 Hadi Galina !
 Sakla beni koynuna..
 
 
  
GOCUN/MA..
 
 
Aynalar sır
Gocunma
Bire bin veren
Aşkın saf koynunda..
 
gecelere ısmarladım seni
ayın şavkın da yıka yüreğini
kündeyi çıkart kalbinin kanatlarından
ebleklere akıl dağıtılıyor nirvana sofralarından
ellerindekileri kucakla yeniden
korkma d/okunmaktan
yorulmaz aşk
engine bayrak sallamaktan..
 
Bir hatırayım
Gözyaşlarının kiri
Çok şey değişir
Git elini yıka şimdi..
 
  
 
GİT İŞİNE..
 
 
Bir dokunuş/luk düştü/n
Cen/netti an
Çığlık ıslak..
 
kahır ayna özüme
y/ar görünmez gölge sevime
muskalar bağlanmış dilime
 y/ar ahdi düşer senime
dönek cesaret neyine
tutturmuşsun sözleri kalkan kendine
devran şahit olsa ne yazar
"HİÇ"e düştün bende
döner miyim yolumdan
emanet ettim ahımı lanete
göynünde günlesin diye
adımı mühür çek lal dudağına perde
aşkım sızı içine
hani
vicdanın nerede
düşme günüme
git işine
git işine..
 
 
Vur/ma
Dölümde umut ölüm..
 
 
 
 
GİTSİN ..
 
 
Façayı bozdu çığırtkan
Yastık altına saklı bezirgan
Köselesine kezzap suyu
Sualsiz azapta kif/ayetsiz divan..
 
 
Kayboldum beynim de
Kelimeler çapraz kur yapıyor dilime..
Yanlış cümlelere bir “hı “ kurdele
Keyifsiz çingene cücük
Bisküvi niyetine
Kıtırı kıtır ye gitsin..
 
Kapılar sürgülendi hezeyanda
Kurbanlara kına yakıyor gayya ziyanda
Birinci derece süzmeler delik kuruşa
Kırıtık zenne hödük
Pul hesabına
Çatır çatır harca gitsin..
 
Tersine aktı kanım civanda
Öpücükler çatlak karavana diyarda
Falçata benler kraliçe er saltanatına
Kıytırık nazende gıdık
Çekirdek babına
Çıtır çıtır çitle gitsin..
 
 
Bittim anasını sattığım
Dude diden(d)e
Afilisinden b/as gitsin..
 
  
 
 
GRAVÜR ..
 
 
Paçalı gülümsüyorum
Gözlerimde ısırgan ufuklar
Ziyade olsun kahven yanılmadım
 
Bile bile lades gravür canıma
Papyon ellerim yakana mazbata
Sabahlar lisansız kelek hazlara
 
Hevan elinde kamçıysa
Nasıl olsa çizer biri façanı
Alırsın o zaman çiğ havanı
 
Kıvranmak nasılda yakışıyor
Çan değil mi kiliseye “incitme” sözlerim
Canıma değmedi dağlanmadın ki daha
 
Annem dedi bilmez misin Âhad
Derman tohumluk diril Habibe
Fermanmış canıma ıslahat
 
 
                    Daha yenilmedim sana yaşam
                    İzniyle evel Allah..
                    Çekerim afişandan geleni paşam
                    Vurana da eyvAllah..
 

 
 
GÜN BU GÜN..
 
 
O gün bu gündür
Kucağında kusursuz aşk
 
Yoktan darılmak düştü
Yoksunum
Yoksun mu
 
Neyine
Neyime
Yolsuz mu
Yolsuzumu
Yolcu etmek düştü
 
Kucağımda kusurlu aşk
O gün bu gündür
 
  
 
 
  
HANİSİN..
 
 
Yüreğimin sesine
Var mı yüreğinin gücü..
 
Yandı yakıldı
Güle çaldı
Kana yazdı
Ateşe yazıldı
Bulutlarla ağladı
Enginlerde boğuldu
Sardı sırtına dünyayı
Issız dağların doruklarına vurdu
Yoruldu
 
Hanisin..
Ufkuma dar
Yüreğinin gücü
 
Aleve düşürdün
Dermanı kesildi
Çekildi canı
Kalmadı sana
Umutlar söndü
Bitti gücü
Kesildi sesi
Dudağımın çocukça titremesinde
Kayboldu
 
Yüreğimin sesine
Var mı yüreğinin gücü?
Ufkuma dar
Hanisin....
 
 
  
 
HAY(I)RET..
 
 
Bir ateş düşer bedene
Ezelden güne hediye
Kündesiz esir
Tuz sandığına saklı kirinde
 
Dörtnala peşimde bulamaç el
Tevhitsiz dilime takmadan çengel
Sünepe bulama düsturlu gel
Sapla saman değil engel
Düvenin dişini sökerim
Etmem kendimi heder
 
Dört gözüm yedi cihana
Ekber bildim teni Hana
Mesnetsiz bilirken beni hala
Acırım anasonlu aklına
Yiğitlik soyuma Kabala
Anla
Avuçlarım eza girdabına
 
Celalimi nur sanırken paçanda
Kırılır kaşığın sofranda
Çorap ters düz olmadan yabanda
Pişkin düvel gülmeden halına
Tez ferman suyu kaçsın kulağına
Aç gözünü dik başına
  
Kapanmadan gözler mizana
Kulağına üç Kulhü, bir Elham
Karabasan settar uykuna
Dudağımda yalaşık dut kara
İncir kökü diktim sevdana
Göz yaşıyla gusl farz
Yüzsüz günah düşman bağrıma
 
Gülle saçtım kınım dar kabıma
Köşkler sığamaz kondu bağıma
Sevim som altına
Ölüydüm dirildim yay yoluma
Okum Kün menzilinde Araf bana
Dokurum telini ar namına
 
                  Arzdan melekler kanatlandı
                  Araşa çil çil aşk saçıldı
                  Hikmet sualsiz
                  Hak eden maşuk hakkını aldı
                  Yazık
                  Arsız sıfatlar kötürüm kaldı
                  Görücüye çıkınca vicdanlar
                  Seninki evde kaldı.
 
                 Ohh..
                 Özüme şükürler olsun..
 
 
Seyret !
 “Hayret”inden doğan dev bir Tuba’yım şimdi..
 


 
HOR ELLERİM ..
 
 
Sehere düşerken özlem
Kan içer gün gözlerimden
Gör h/adi
Bin bir zulüm geçti pencerenden
 
Kara yaslara çaput bağlarken
Ak saçımı haremine dağladım
Sabrım taşarken cefanın güllerinde
Budadım bağını kor ellerimle..
 
Yaban aşıysa dalına yüzüm
Kırında soğuk yel özüm
Reyhana düştüyse gülüşüm
Söktüm narı hor ellerimle
 
En misin boy musun tenime
Hiçinde dem bereketsiz dinlence
Kerametsiz eğlenceydim gününe
Savurdum emaneti kor ellerimle
 
lütfum latif örtüyse payene
El bastım sözsüz alemine
Tükürme artık rahmetsiz elbiseme
Vurdum ce(m/l)ali kor ellerimle..
 
Akşam kanarken kalemin ucunda
D/ilimden bir ah düşer ufka
Çek h/adi
Çatlak damarım kement boynumda
 
Canım ! dedin ya
Bir kova aşkı boca ettin başıma…
Bir kova aşkı berbat ettin oyunda.
 
  
 
       HERZE YANKILAR…
 
 
Canı kanıyor bebeğin
Kerte boğurdak
Çok acımasız

Hıncahınç
Kesif hıçkırık
Çığlıklar
Herze yankılardı
Hercai kulaklar tıkandı
Gözler kara kuyu
Göverdikçe göverdi
Mavi boncuk takılı
Masum duruşu
Kusmaya çalıştı
Kesmik aşı
Boğum boğum
Boğazına dizili
Mevsimsizdi
Zümrüt yaşı

Çok acımasız
Kerte boğurdak
Canı kanıyor bebeğin..
              
          Anne!
          Neredesin
          Yitiyor yitiyor ciğerin..
 

 
 
HII…
 
 
Yalan söyleme duvar
Kim baktı ki saatlerce sana...
Görmedin mi
İnanmam
Dostum sanıyordum seni
Sen de mi
Sen de mi kedicik
 
Öff anne
Ne var işte kızıyorsun
Yıkarım bulaşıkları
Altı üstü bir bardak fazla
Yapılır mı misafire
Sus
Duyacak şimdi
Tamam
Yalnız bırak bizi
 
Kusura bakma
Canımın içi
İdare et yaşlı işte
 
Düşüncelerimi mi okuyorsun
Yoksa.. ??
Lütfen
Bırak bunaltma beni.
Bakma öyle
Manalı manalı.
Seviyorum mu
Ne .. ne...
Seviyorsun ha
Ne yapmaya çalışıyorsun
Biliyorum inciteceksin
Haber verdi senden önce
Kutudaki kukuleta bana
        Süsleme boşuna cümleleri
  
Dokunma
İmdat.... !
Söktüler kalbimi
Annee yetiş !
 
_Tamam bebeğim buradayım
 
Neredesin anne
Yakala
Uçuşan kurtçukları
Yediler gözlerimi
Bak çok akıyor kanı
Yanıyor
Acıtıyor annee... !
 
_Tamam bir tanem tamam
Buradayım..
Kalk, istersen dolaşalım biraz
Güneş özlemiştir seni.
Yada uyutmamı ister misin ?
Yorulmuşsundur
Dünden beri..
 
Lütfen..!
Saklama sakın duvar
Saatlerce kim sana baktı ki...
 
                Ben mi !
                Sen de mi ...?
 
Hıı......
Yalan söyleme duvar
Güneş kimi ısıtmaya gitti ki..



HÜZÜN GÖZLERİM…
 
G/özümde hüzün çiçekleri
Güneş güz
Mevsimlerden kış
Ve
Uçurumdaki çiçeklere d/okunamazsın ki
 
 
Son sözüm olsun, dayanamam,
Son bakışım olsun, kıyamam,
Son dokunuşum olsun,doyamam.

Lütfen...
Hüzün gözlerim kapanmadan
Gel !
 

 
 
 
İKİ DUDAK ARASI..
 
 
Ağır aksak
Bir dikey pir düş sana
Ne desen boş
 
Al ömrümü
Vuslata der şarkılarda
Kanım kurur dam/arım/da
Sazın vuruldu mu tellerine
K/anar sevda çitlerim
Gözümdeki volkanlar çağladıkça
Aklım ateşinde kalmış
Gecenin zifirisine düşmüşüm
Ay sermayemde kalmış
Yolup atıp sinemi
Kalbimi semaya çalmışım
 
Al ömrümü
İki dudak arası
Mahzunca titremelerde
Mahpus kalmışım..
 


 
İKİ GÖZÜM..
 
Cesurunda uçurum
İnadı yuttu
Tünedi ufka
Bakın güneş doğuruyorum

Delirmece günlerde
Sarkıt yaşarım seni
Işıltım emanetine
İğneledim gizlice
İçimi yakan
Benli gülüşe
Düşürme

Şimdi derler neden soldun
Neden asık dünyaya yüzün
Tabibe düştüyse özüm
Kanıyor öksüz ciğerim
Billah iflah olmazım
Onmazım
Bilme

Bir şey var sende
Git desen gidemem
Kal desen şaşkın
Korkarım incinmekten
Yine sarpa sardım
Çıkamam işin içinden
Mültecinim

Anla gerçekten
Gonca gül zakkum kökünden
Azadeyim geceden
Uf işte
Nasıl gülecekse yüzüm
Can çuvaldız iki gözüm
Gelme

                   Ve ben seni çok özledim...



İNS/AFSIZ..
 
Ciğerlerim öğütüldü değirmeninde..
Değirmenin de kale fırfırlı tarlanda
Tarlanda sökük şerefsiz ayrık
Ayrık dikenler nemrut farelere sır
Sır şaşkın yılan inine batık..
Batık yengeç, ayağı koptu kopacak bataklığa düş
Düş düşlerim damlasın öğüt yakamdan..
Yakamdan köpürür küspeli yem değirmeninde
Değirmeninde öğütüldü ciğerlerim..
İns/afsız…
 
 
 
İLİK NAKLİ ..
 
 
Serdim Sahra çölüne
Kuruttum iliğimi
Biliyorum çok az ömrüm kaldı
Bedenim fizyolojik ve davranışsal uyumlarla Evrimleşmeli
Susadım
Kaktüsün metobolik suyuna
Geberiyorum
Destek kontrolü gerek bana
Baskılamalı ağrıları
Aşk gelmeli cana
Palazlamalı iliği
 
Sebepsiz olmaz dedi hekim
Kanser misin kanımda acil kemoterapi
Olmadı dalga boylarında eritmeli
Yetmedi
İliğimi söküp
İliğini işlemeli
 
Haydi ellerindeyim
Bağışlar mısın  iliğini/beni..!

 
İS/YAN..
 
İnsafsız
İnsaf
Misafir ol vicdana
Koruk soğuk zehir
Paye canıma

Hangi ufkun tepesindeydin
Kayıp geçmiş düştün elime
Geliyorum diyorsun ya
Onur çivisiz çarmıhta
Mavinin tabutları sallanmakta
İrin irin
Sadist safra kusulmakta

Temyiz de kadersiz kader
Tenzilatlı şerefsizin elinde düşler
İçime içime nakış işler
Temelli yitik tembihler

Adrenalinsiz kantolu hakir kanım
Kelepir sesiz çığlıklar
Kireç kuyusunda hasletim
Selamlamayacağım
Kışa vedasında şirret uyanış
Biçimsiz klişe çarık
Karılmakta çamuruma
Boğum boğum ciğerim
Payıma zerk tufan
Çatlıyor şah damarım
Dermansızım
Asi sızılar besleme de
Safir oyuntularım

Eh be Dünya
Kalmam ki sana
Çek git hele
Baharını da kışını da çal başına… !


KIR/BAÇ..
 
Adı bile öz
Alımını al kimedir söz

Nara keli sihir
Yüreğime estikçe
Geceme düşen dönek bir hece
Siğil basmış kaderimde
Kavruk temaşa kül renginde
Sulanmış alemde
Yorgun ter düğ başıma
Tenimi yırta yırta in ayağıma
Tabansız mihnet değil sana
Çatlar döşek anışlar
Göğsünde doruklar bayraksız
Menzil elini uzatsana
Sende kalsın insanlık
Selamlamaz bu kansız
Üff … Çek git aklımdan
Çıtkırıldım yalnızlık
Sesler yükseldi kısıldığı yerden
Çığlığa düştü ah zar dil
Emanete verildi sahipsizlik
Herkes kendi derdinde
Derdimize giriftar kucak
Kime açıldı açılacak
Bilirim… Tinsiz seksek damarıma bastıkça
Ayın çengelinde küskün saklambaç
Seyre dalmış çocukça
Nalınsız ayakta insanlığa küs inanç
Ağır aksak adımlar mızıkçı
Zulüm yağmuru arzdan ufkumuza
Toprağın adam gibi sürülmemiş ki
Kesekler puşt köhne saba(hı)na
Çıldırdı süngü .. Irgat canımda
Aman
Bakmayın ağlama duvarına
Şimdi
Yedi düvel kırbaç rüşt kanımda
 
 
 
 
K/İRİN…


Sahipsiz dolgunluk içimde
Göğsüme sızısı düştü, usa d/üşü
Boş ver gitsin..

Dudu yüreğim kerat geceliğini giydi
Senden başkasına çoktan uykuya geçti şimdi
Küflü küflü soluklanıyorsa geçmişi
Ötenaziye nöbetçi çitsiz çeperleri

Yol alırken düşler adım adım yatağa
Efkarlı bir selam çaktı süzüş aynaya
Akıyorsa çivit hülyalar rüyada
Tutmasın, dök dibini afaksız avaza

Yırtık geceliğime yama zerduş gülüşler
Kaçınca gözlerimin tuzu yandı diller
Umuduma beşik ufuksuzsa tepeler
Ateşe çal telaşı tipiye vurmasın seherler…

Çarşafa serili çanaksız aş bedenim
Uykumu kaçırdı gökten düşerken taş elim
Kuzunda kayıpsa göyneksiz kederim
Edepsiz gündelikçiye sadaka olsun marsık nevrim..

                  Ağzını yıka kirim kor benim
                  Oysa can suyumdu k/irin
                  .…
                  Say ölüme, geç gitsin.
 

 
 
KÖÇEKÇE ..
 
 
Soğuk koynunda
Kıyak özlemler
Sövgüler
Köçek gözlerine
 
Angarya / Savrulmuş yankılar
Sus şarkı / Damağım   kurudu
Gidişken ruhun / Kaşağı   ister.
 
Yılgı anlarım / Çırak
Düşüme gerçeğin/m
Çıkını unutulmuş / Dil
Nankör /Bağırmaca
Pıtrak / Tahammüller
Soğuk koynunda..
 
Veresiyesi kalmadı
Yasaya uygun / Birleşmenin
İçini kurt yemede.
 
Ezkaza…
Çıkart /Tekin lensleri
Fışkırmada / Enayi yüzgeçlerim
Cazgırına düştü an.
 
Mühürledik
Yarımızı / Yem ettik
Azman ruhumuza
 
Çıkrık kırıldı
Soğuk koynunda
Sövgüler
Köçek gözlerine..
 
Sanı bozuk
Maraz köçekçe.
 
 

 
KÜP/E ..
 
 
Birbirine uzak iki nar tanesiydik
Peşin peşin avuçlarında
Gön can  eş(t/l)ik   yabana
Harı/m   çul olmuşsa kula
Ele bon-kör yürek sayar mı bir pula
 
Küpesini düşürdüm kalbimin
Kulağımda boş yankılar karıncıklarda
Herkilleri boşalmış güzel sözlerin
Umursuz yazım acınmada
 
Sabahıma sazan  s/ayrı  seda
Zihnimde giyotin heyula
Kalbimin odacıklarına gülüşün dolmakta
Avuntunun kulağı kesik
Ağlar sol yanımda
 
Sırtını mı döndün kaşıyayım utanma
Nasır  tuttu sahtekar dokunuş yaba
Tövbe pabuç bırakır mıyım sana
İçime ekilmek hoşuna gidiyor
Şehvetin seceresi biter çöl yanımda
 
Melek dost  mayada şeytana
İşbirlikçi namusum tutuklu hesabımda
Kalem tunçtan ha
Kumdan sanma un helvası kıvamında
Sal devranı ne varsa
Çekiştirip dursun aşk eteğimi çocukça
Kancı/k  felek bozulur ya
Çıkarttım zilliyi ıskartaya..
 
             Acıktım canımsın !
             Midem kazınıyor sana…
 
 
 
 
... MI ?
 
Salsam kendimi baş aşağı
Donar mı asılsız kanım
 
Açsam ellerimi semaya
Duyar mı meçhul sığınağım
 
Paralasam hançerle inadına
Dağılır mı gül ten darım
 
Sesimi yazarsam yankılara
Varır mı canaysa canım
 
Kırsam kökünden bacaklarım
Emekler mi sana sen yarım
 
Yüreğimi zıpkınlasam yıldızlara
Coşar mı ki sünek bağım
 
Şapşal !
 
Öff…
 mı’ lamasam mı artık
Ne dersin canım..
 
 
 
 
 
MUN/DARIM..
 
 
Kırılma dedikçe dost ;
 
Çağlar kan akasıca gözler
Erisin dökülsün gazabından
Kör olsun emi
Parmaklarımı tek tek kırmalı
Harlarda dövmeli eli
Kurtçuklar yesin tenimi
İrin yüreğimi öğütmeli
Kanmam
Dağların tepesinde idam etmeli
Her bir zerresini
Yetmez
Şerefsiz kanımla
Damıtayım zehirleri
Lime lime bölünsün etim
Köpeklere yem edilsin
Titre arş titre
Sığar mıyım sana
Almasın toprak kirli bedeni
Değdiğim her yer inlesin
Güneş yön çevirsin
Ay batsın daha bakmasın yüzüme
Yıldızlar sönsün
Tüm bulutlar beni kussun
Yağmur bana hiç değmeden geçsin
Yeter !
Nasıl paklanırım
Aleme  d/arım
Darım
Mundarım
Mundarım


ÖRDEK..
 
Şahit tuttum.
 
Şaşkın   örde/k
Düş/tü   suya
Hoş   alışkın/sa da
Boğul/ur   sonunda
Kuyu(sun)da
 
İnkar edersin diye
Göz yaşımı şahit tuttum
 
Vah cana..!
 
 
 
 
 
NAM/USSUZ..
 
Envayi
Bölünür yara/maz elin
 
Dana sızlanır buzağısına
Buzağıyı bökelek tutmada
 
Ateşe tutuşmuş engerek
Erk tutabilene yaba
Yalancı dünden entrika
Buruk ekmek gibi
İkide bir kaç Calut’a
Yakalasın Talut
Galoş kaz ayarına
 
Buzağıyı bökelek tutmada
Dana sızlanır buzağısına
 
Neme yazar ki
Boş durmaz nam/ussuz elin..
 
 
 
 
 
OYULGA../ İSTATİSTİK
 
 
Arta kalan çalak kaçışında
Kısrak dişi tenimde oyulga
Medet diyene yazık senin dünyanda
Beş para etmezmişsin kanımca
 
İstatistiğini çıkarttım sensiz anların
Ne mekanlara yazabildim ne de serilere
Elime düşen süreksiz veriydin
Ana kütle kadar ağırdın yüreğimde
 
Sonsuz varsayımlar ürettim hayallerimde
Doğal olmayan bir süreçtin bedenimde
Kısır örneklere yazdım sevişleri
Deneyde kesip attığım bacaklarım
Ani derlemelerde künde
 
Tipik bir olayın yığınlarında kayboldu
Maddesel bir varlığı olmayan aşk..
Sonsuz nicel yöntemlere ilişkilendirdim
Olasılık hesaplarını bilmeden
Bağımsızlığın redifine vurdum kendimi.
 
Sensiz birimlere ayırdım  g/özlemleri
Bağımlı değişkendeydi  d/eğişim
Ne kadar açıklanabilir bağımsız değişkende
Ki belirlilik katsayısı sıfırın altında..
Zaten sıfırsa
Değişken açıklanamıyor demektir anla..
Anlamlılık testinden geçmeyi başaramadık hala
Bırak serpilmelerimizi
Biz locasız sarrafa kaşelenmedik ki zamanda..
 
 
Çürüttü hipotezleri beklenenler
Niteliksizmiş “ki” li değişkenler
Bağımsızlıktan testinden geçemedi
Uyumsuz homojen sevenler..
 
İlişkiler “HİÇ” kıvamında
Ve serbestlik derecen sonsuz dağılımında
Yolun açık olsun bahtında.
Ortalama ve standart hatalardan kurtulduğunda
Haber ver
Belki basit “rast”lı toplama yaparım sana..
 
 
               Öbek öbek öd ağacı diktim aşkın yollarına
               Devire devire mi varacaksın huzura
               Hani ..
               Çok cesurdun ya uğruna…
 
 
                 Ödlek !
                 Ödleksin sakar başıma..
 
 
 
 
MÜEBBETİMSİN..
 
 
Ben senin tenimdeki ateşini sevdim
Ateşinde yanmayı seçtim
Esir aldın en ücra köşelerini benliğimin
Bir avuç kor bıraktın yüreğime
Üfledikçe aşkın kokan nefesimi
Issız çöller gibi yandım
 
En dönülmez yollardayım
Söyle azat etsin ruhumu
Esir alan gözlerin
Çöreklendi mi hasret yalnızlığıma
Tenim azapta, kalbim yangınlar
Göz yaşımı kıskanır en azgın seller
 
Lal olsun dillerim
Görmez olsun gözlerim
Senli sensizliğimde, mahkum olmuşum
Bir ben kaldı sende
Hadi, emanetimi alıp da gelsene
Ey! Uğruna müebbet giydiğim..
 
 
 
 
ÖTENAZİ..
 
 
Hani
İmkansızı
Yazmışlar ya kıyamete
Faturamı kesmişler ya Firavuna
Kör olasıca gibi
Boğuldum afillisinden
Boğuldukça da
Deliler gibi susadım sana
 
Haylazım sokuldun kanıma
Söktüğümü sanma sakın
Kına yaktım seni canıma
Hazlarımı öpüyorum yokluğunda
 
Dilsiz ötenazi tezim de                                         
Kabz ettim seni özüme
Tenime damıtıp
Sürdüm nazende yüzüme
 
Uzak yoldan geldin
Ellerimle sileyim terini
İşveli bakışla ödüllendirip
En ballısından öpeyim
Kıblem de tabibi
 
 
Hıh
Bana ne..
 
 
 
 
 
 
 
Aşk yedin beni
Yüreğim taş mı benim
Un ufak ettin
Batmışım da haberim yok
Öyle mi

Ne sundun bana
Tırpan özden başka
Kabrime kabir eklediysen
Kabe ömür bana
Serçeydim kucağında
Kül titremem mi sana

Ödlek ökse otuna
Mor düşlü yaşam
Çorakmış adı üstüme dikildi
Örselendim tepesinde Erciyes’in
Sesin bu karda mı kıymetli
Yelesinde darağacın
Sallandırdın beni

Şimdi
Dirilmeli hüzün mezarda
Divanlar kurup
Gayyalara hapsedilmeli
Bilinmeli önceden
Kirli beden miladi
Dinmez bu hasletin
Niyagara ivmeleri
 
Oy Aruba
Kopar sinemi
İki ucuna bulaşır değneğin
Gecenin deli gidişleri
İnce saz vızıldama
Sus  ar/tık
Beter içliğim kitreli
Pak şadırvan  yeter
Kabza olup ezme beni

Kurbanlar gülüşüne
Düşükse cenin sebepli tende
Bil  k/ederi
Korkar acı vermekten
Aşkın duvaksız telleri
Taht kul olmuş terekede
Razı kıyımsızın çilleri
Çıkart Şüca’nın oklarını
Yüreğinden öpeyim seni

Aşk c/andan
C/an da cümleden aziz bebeğim…

 
NE O AKLIMA MI DÜŞTÜN YİNE..?
 
 
Yaslandın kalbimin soğuk duvarlarına
Başladım dinlemeye içeriyi
Seni anlatıyordu
Damarımdaki kan ruhuma
 
Deli deli akmam ondan
Sönüp sönüp yılmam ondan
Haslet mi kaldı sende
Neden ses vermez
Gümbür gümbür vurduğumda
Yolum uzun bitmez hiç
Sancım büyük dinmez hiç
Kıyametim olsa ne yazar
Bu ten çöle çalık
İnfaza kesmiş 
Ne çare ki sana alık

Tuhaflığa uyanmışım,
Zifiriye mahkum
Yolum şaşmış benim
Her yön ona
Dar gelir gittikçe daralan yollar
Daraldıkça kırılan umudum
Bin parçaya bölünüp ona yazılmış

Aman diyeyim / Coştun yine
Ne o aklına mı düştü, bilse
Gücüm yok delice akmaya
Gönderme beni, kes yolumu
İstemem görmeze yazılı gözünü
Akıp gideni ne ben saydım
Ne de sen söyledin
Üfledin son sözünü

Bir yol tutturduk hüzün mevsimine
Yaprakları can
Yağmuru kan
Bulutu efkar şimşeği hançer
Toprağı bize sen
Ey yar !
 
 

PARANOYA..
 
Çek sözlerini
Hezeyanda
Sanrısı bozuk
Paranoya
 
Bin bir delik
İnkar
Balıt an gülü
Yalnızlık
İnsafa sığmaz
Mor can
Fırıldaklar
 
Öp / Okşa / Sar
Kim düşünür
 
Kurnada peşrev
Kaygı
Ayyuka çıktı
Uslam
 
İbiş
Saklan
Yal-an
Beceriksiz kulak
 
Ciğeri delik
Küskün
Dünden çürüt
Gülümseme
Zılgıt dökmede
Böğürtlen karası
Çıngıldaklar
 
Çek gözlerini
Hezeyanda
Sanrısı tozuk
Paranoya


RİCA..
 
Göbeği kesilmiş aşkın
Emziği düşmüş
Kalmış tek başına
 
Uzanmalı kısır el yalnızlığa
Ya da
Dönmeli yüz meftun ışığa
 
Rica…
 
Vardır kut sinede
Aşk çocuklu kumbara
Aç hadi aç
Borcum olsun sana
 
Hadi ! / Aç sana..
 
 
 
 
P/AZAR..
 
Geçmiş düşer kucağıma
Avutamam

Z/amasızdır gelen
Çaresizdir herze yankılarda çığlıklar
Ve cephane tükenmiştir
Tükenmişlikten başka sil/ah kalmamıştır elde
Çaldılar o/nuru
Aldılar
Paraladılar
Ne pula ne çula saydılar

               Şerefsizler
               Şerefi pazara çıkardılar
               Kendilerine kalmadı (he) zar....
 


 
PERVASIZ ..
 
Ölümün alışkanlık yüzü ukala
Beynamaz haslet serçe avucunda
Boğazımda bıçak ucunda sevda
Eteklerime bulaştı yaktı yakacak..
 
Solgun ve yorgun adımlarla geliyor uzaktan
Açılan yürekten habersiz
Her adımda derin bir nefes alıyor
Centilmen direnişinden
Yılgın aşk
 
Bir hoş geldin ısıtırken gülümsemeni
Sitem sallanır hırçın dilinden
Fularında sakladın şaşkın keşkeleri
Fuayelerde kündesiz hapis
Bastonlu aşk
 
Ağır aksak yürüdük çare bildiğin ellerime
Çıkartırken kalite sinmiş değerleri
Çırpınırken yokluk penceresinde
Üşüyor tan yeri dudaklarında
Dargın aşk
 
Nemi kuruyor yaşamın gözünden düşen damlada
Serin bir dem almak gerek imdada
Çıplak ve ürkek çıkınca standa
İnme inen nasırlı bakışta
Kanama aşk
 
Bayrak çekilir ummana son liman kollarımda
Medet yatırdım soğuk taşlara
Ömür dönerken beyninin çöl çeperlerinde
Daralıyor göğsü düşlerin
Soluksuz aşk


Ey vefa/sız !
B/abanın   ahı   ya/kanda
Ç/alıyor  ko(r)nası   vicdan/ın
Pervasız pervasız…
 
 

 
SIZ(IN)DIM ..
 
 
doğarken avucunda
gün ışığına savurdum
ahtımın arsız yüzünü
doğurdum sürgünüme
… ve sen d/ağla

utanıyorum ıldız dönence gecenden
düşerken avucuma hasletin
damarımda kurur niyetim
delirdim tinsiz şavkına
ininde perişan aklımla
demir pençe peçemden
zifirine sızdım..
 
genzimi yakıyor
asaletsiz dumanın isinde
zamanın vicdansız çiyi...
kanıyorum Zuhal’e düş hecenden
içerken kızılcık şerbetini
dudağımda nasuh dileğim
sarardım vuslatsız dalında
ilinde namussuz kuzumla
bir tutam alev gözümden
terine sızdım..
kirli pabuçlara ziyan
göklerden damıtıldım.
yakamdan düş riya
daha ben okunmadım.

Bir medet yar !
Közüm kor d/irinde.
Keramet acının süt kokan yüzünde.


 

 
 
 
SÖYLENCE...
 
 
Kıtlama şekerim eridi
Yakalandım
Kıvrak kırkikindiye
 
Kımız içer mi keşiş
Umurunda ya
Gümüş de yıka zemzemi
 
Kaç efelendi ejder
Çaresiz
Ezberinde sinsi ecel
 
Eroin eşeyli üreme
Eyvallah
Eşkalsiz evcil evrene
 
Eh gözünü sevdiğim
Esvapsızım
Giydirebilene AŞK olsun.
 
 
 
 
 
 
SENSİZLİĞİ YAŞAMAK..
 
 
Ne kadar zordu oysa içimde sensiz kalmak
 
Ne kafamı vurup kana boyadığım duvarlar
Ne seherine selam verdiğim geceler
Ne eşlik eden üşümüşlüğüme
Kilisenin acı çanları
Ne de tanyerini selamlayan ezanlar
 
Gem vurmaya yetmedi
Sensizlikten şaha kalkmış yüreğime
 
Ne mezarda divan durup ağlayanlar
Ne sirenleri acı acı çalan vapurlar
Ne çaresizliğime eş taşan deniz
Çağlayan hırçın dalgalar
Ne de şehre çöküp ağlayan kara bulutlar
 
Gem vurmaya yetmedi
Sensizlikten şaha kalkmış yüreğime
 
Ne yerinde durabildi artık yedi tepe
Ne esebildi evsiz rüzgar savruldu engine
Ne yetti  çığ düşmüş hasretime
Vuslatın avu terinde
Ne de çığlığı prensesin, mahkum kız kulesine
 
Gem vurmaya yetmedi
Sensizlikten şaha kalkmış yüreğime.
 
Ne zordu oysa içimde sensizliği yaşamak..
 
 
 
 
TANI/K..
 
 
Kahpe solumalarda
Tanıktı kanlı soluşlara
Ve aldırmadı..
 
unuttu zaman mekansızlıkta kadını
soğuk beden son nefesten geriye
her tende bir dokunuş
her öpüşte bir soluş
her bakışta bir yok oluş
bir kuşa hasret iken küçük kız
bir kuş insansız kaldı
mil/adı kadın..
bir deli-kanlı ağladı
sanı kaldırımın dilinde saklı
son nefes koklandı
 
Vesikasız kadınlık
Zıpçık söylemler
Er kişi niyetine
Seyret içinde
Çağlar hayat
 
Ve aldırmadı..

 
 
TER(EL)ELLİ…
 
 
Geniş zamanların içinde
Saklambaç oynuyor senli zamanlar
 
Ateş dans etmeye başladıkça
Nazende ellerin de nazenin
Şımarık peçe kulunda şeytanın
Terelelli yar terelelli dilin
Silik yaşamlara sinmiş
Parfümlü son filmlerin
Esaretine peşkeş
Donkişot vampirlerin
 
Geçici bunalımlarda A'lı yaşam
Hayata küsmüş Z’li mekan
Ateşten gömlekler gocuk üstüne
Erkeklik düş mezbelesinde
Sivri dilli şeytan (?)
Pak özüne dikilmekte
 
Yakup Kadri darılmalarda
“Hep o şarkı” mı olmalı
Apandisit sevdalarda
İhtilal mi yoksa
Kıvrak şırıltılı çağrışımlar
Geniş zamanlı dudaklarda
 
İzin veriyorum
Bir sen akıp geçmeli içimde
Heyula leziz biçimsizim
Terelelli yar terelelli dilin
Su perim dans etmekte
Kendimden öteye geçmişim
Esaretinde peşkeş
Uysal vampirlerin …
 
             Vukuat var, terel(le)li yar terelelli...


 
TUTSAKLI..
 

Ah vuslatsız
Ah tım/arsız
Kurs/ağın/da mı kaldı sevim

Kurnamda durulttun
Kuramlarda kuruttun
Kurak kor kumulttun
Al işte
Kes-at kunduz
Kurtul/dun

             Tut/s/aklı
             Aş/kı
             Kur/an   ç/arptı.
 
 
 
 
ÜZ/üm..
 
 
Soğuktu ya
Sen olmayınca kokunu sakladım denize
Çektikçe yaksın diye
ohh mis gibi
Dol hadi dol içime

       Uf.. neden acıtırsın ki
       Hani deniz nerede ?

       Asılı kalan üzümlere üzülürüm
       Kendimce

       Yalnızlığın kokusu bile yetti
       Kırıldım işte .
 
 

 
V/AH..
 
 
V/ah can/a yar
Denizlerin üzerinde d/ağlar horon teperken
B/ak güneşin gözünde bir çocuk ağlar
 
Bilmez misin
Annem bana fistan dikti gökkuşağından
Arşın arşın eteklerim
Umut rüzgarlarının kelebekleri fırfırlarımda Uçuşurken
Sarıldım dört mevsimin firari resmine
Mor renkli çerçevede
Çelme taktım karanfile
Saflık kulağımda küpeyken
Aşkımı sürdüm dudağıma ruj niyetine
Kestane ağ/acı gülerken halime
(Ebele(n)mesin m/aşuk boğaz içinde)
Ah yedi tepe
Hapset maksili kızı kulene
Zar gülüşü düşürmeden zülfüne
Haddimize değil ya vuslatsız serde
Taşırken dağları omuz diye perçemde
Topal ay/aklı   haberlerde
Afişe olduk serseri güne
Bilirsin
Arşın arşın eteklerim
Dün sol/arken çemb/erimde
Fırfırları içelim mi su niyetine
Mevsimsiz çerçevede
Mecalsiz rüzgar tepişiyor bedenimde
Gökkuşağı yağmursa kederimde
Hani
Kelebeklerim nerede.. ?
 
V/ah can/a yar
Bak güneşin g/özünde bir çocuk
Bilmez misin (h/ala) ağlar..
 
 
 
 
 
VİRAN..
 
 
Ucu bucağı kayboldu viran şehrin
Kucağıma düştüğünde acım
Eledim beledim
Sardım sineme
Evet
Sen yoksun diye kaşımı karartım
Gelecek denilen çöplüğüne
 
 
 
 
VURGUN..
 
 
Gecenin sessizliğini boz/ar
Hüzün çığlıklarım
Sen neredesin bilmem
Kah
Aklıma düştü diye coşar
Kah
Tene düştün diye ağlarım
Varlığını unutan bu dağ/arcık
Hangi kuyuda k/ayıp bilmem
Kapıya koyamadım
Kovamadım
Zerrelerinde yaşamın
Hasletine vurgun düştüm.


 
YAŞ/AYAC/AKSIN..
 
Allah’ın selamı
Arşı âlaya bağlanmış
Senin gibi nemruta kalmamış
 
Yalnızlık tarlada tokat menekşe yüzüme
Issızlık tırmanırken tüylerime
İnme indi göğsüme
 
Uzandığında killi anlardan
Mürvetli eliydin asırlık nebinin
Çatlattın çürük  dam/arlarımı
Kansız çalılıkta tıngırdandı nazenin
 
Utandım Yaratan’ımdan
Çağıldayan arsızlıktan
Kaçtım huzurdan
Nasılda kıydın bana
Allah aşkına
Umursamadan
 
Süt kesmiş ayaza aşık karlar
Kanlı damgasını basmalı
Yüreğimin
Düşen Güneşin lekeli gölgesi
Onuru kalmamış edebin efsanevi
Sakıncalı bakışların kölesiydim
Hükmün neydi ki
 
Ey Allah’ım bu muydu yoluna büyük sınavım
Kaldım serkeş yolda
Yakala semer hasleti
Gayyaların dibinde  k/ayıbım
 
Hey lanet şeytan
Pervasız dökül arştan aşağı
Sadist pençelerini sökül
Yumuldum gayrı yeter
Beter sırtımdan vurdun beni
 
Kırk gün kırklanıp
Seherlere kalkmalı
Sahralarda kavrulup
Susuz yalvarmalı
Kahrolası şirret  p/aklanır mı
 
Sessizde demle Allah’ım beni
Gönül seni ister eskisi gibi
Huzurunda yetemezlerde kavrulayım
Gecemi gündüze katıp ağlayayım
Kanlı  y/aşlarım ne ki
Canı kurban adayayım
Sana Nasuh tövbesi
Affet beni
 
 
Selamsız
Gönlüm doğrulana kadar asla onmayacaksın
Beynine alevli güllelerden balyoz
Yüreğine kırk kabzalı hançerle gelecek
Yaptığın sana
İşlerin patikalarda yitecek
Yolsuz mangrov yutacak seni
Anl/ayacak ve anacaksın beni
 
             Unutma
             Sakın unutma
             Yaş/ayac/aksın   illaki …
 
 
 
ABA/TE…. /YATIŞMA
 
 
Kes git..
Gaflete düştü hazinem
 
Kucağına kim verdi aman 
Vicdansız zındık harabem
Avutmanın sırası mıydı
Sızlanmaz çis çivit vicdan/kirden
 
Ustunlara düşman kesilsem mi
Yoksa yüz mü sürsem şükürüm de
Sekmeden kim çıksın
Cambazlar halt etmiş
Yaklaşabilene aşk olsun
Tövbe destur dedirtmem mi
 
Çatı katına saklandım
Kaçarken tartısız kargıdan
Tozlu sandıklar dostum
Tıraşsız zul  yadigar/(d)ım  aklanan
 
Çek git..
Kıblene  cellat türbem.. 
 
 
 
 
YO(K)SUN…
 
 
Kör düşler
İçime seriliyor serin serin
 
İstemem nehirleri
Şırıl şırıl
Dere olayım deryanda
Düş değilim ki ummana
Neyine imansız kaya
Küçük bir çakıl yeter
Canımı acıtmaya
 
              _ İs tepti bahtıma
 
Arklar kazıldı
Damla damla
Zehrini akıtmaya
Bıçkın kuyu azıttı
Oysa susuzdu toprak
Nasıl kıyardı
Terimi arıtmaya
 
              Aman  be diken !
              Dalma hele suyuma.
              Yosunum incinir  ucunda..
 
  
 
YÜZLEŞ/ME..
 
 
Dilin damağında kurumuş düşüm.
Hüznün sokaklarında
Aşk dilencisiydi gülüşüm..
 
Tepemden tırnağıma kan sızıyor
Çatlak kaderime inat
Ayaklarım geri geri gidiyor
İstemem terkleri
Avuçlarımdan dökülüyor
ve sen cansın
Bende kavlim ölüyor..
 
Kasavet düştü yüreğime
Zülüflerim titrer güneşinde
Ellerimin gölgesi kayıp sen gidende
Dudağımın kenarında idamlık gülümseme
Ben
Hoş(bir)çakaldım senin yüreğinde
ve hiç çakılamadım yalansız sevi günlerine.
 
Devin çök ne kedere
Elin göğe şimşir, öze çile
Kabrin ramaksa gönül çitime
Elimde veda, küllün yüreğimde
Yüzleşiriz elbet mahşerimizde..
 
Doldum
Dolaştım
Gelincik kefen düşlerimde.
 


 
YÜZ/SÜZ
 
 
Dul kalmış vicdan küsünce aynaya
Çömelir zaman kumsuz vahaya
Say hadi say tanecikleri
Herze çığlığında kayıp kimyanda…
 
Yüreğimde katlanıp saklandım koynuna
Keşkesiz üfürmelerden.
Aşkın arzında düğün var bu gece.
Adım adım yıldızları dolaşıyoruz
Adem’den mavileri satın almış
Ayın gölgesinde..
 
Güzümde solup dol-andım boynuna
Dikişsiz s/özlerden
Aşkın arzında düğün var bu gece.
Arşın arşın zifiriyi kan/atıyoruz
Adem’den tutsak odsuz kavrulmuş
Ildız’ın gölgesinde.
 
Yörüngesini şaşırmış nefesin estikçe
Fırtınada kayıp ruhum çıldırıyor kor sevinde
Aşkın arzında düğün var bu günde.
Azgın arsız Venüs’ün alazını çalıyoruz
Havva’dan cilveli kanı çekilmiş
Huzmenin gölgesinde..
 
Kıvrak bir göktaşı elin değdikçe
Gül emmiş tenim alev kusuyor terime .
Aşkın arzında düğün var bu günde.
Cilveli cilveli şehveti çatlatıyoruz
Havva’dan dişi, dilsiz kalmış
Güneşin gölgesinde..
 
Yüzüne   kal/aysız   yüzüm
Öz/üne   d/üşünce   ömrüm
Pişir hadi pi/şir   bor/ansız yüz-süzüm..
 


 
 
ZAR/IM…./ OFF BE CANIM…
 
 
Sen benim
Hüzün gözlerimde sakladığım sevdamsın..
Gittin ay/aza çaldı yüreğim. 
 
 
Bir bebeğin minik dudakları mıydı
Masumca titreyen
Bir ananın k(s)or gözleri miydi
Alev alev yanan
Burnunun direği miydi
İninim inim sızlayan
Bir benim yüreğim miydi
Düş/en bu yangına.
 
Of be canım
off. . .
 
 
Av(uç)la/dım
Sem/ayı
Ak/tı   iç/im
Can
Ç/ekildi
An
B(s)en
 
of be can/ım
off . . .
 
Sevmelerde yalnızlık ölüm gibi geliyor insana.
 
Oysa;
Yaşamım yalnızlığım
Yalnızlığım me/zar/ım oldu..
 
 
 
 
 
 
 
Has buluş değil, bil bakıştır mutluluk…

_ Ne komik (mi ?)

Var mı da
Boş çerçevede jön izleri
Mezbelesinde avunmak
Saatlerce
Kovaya atlamaya hazır deli gibi
Sızdırana kadar iliklerimden
Çimdikli etlerimi
Belki de aptalca
Kim olduğunu bile tam bilmediğim
Gülüşün peşinde
Oynamak tükürüklü izbeleri
 
Kim kime erken ya da geç
Hiç sevmedim bu madiği
Aman be edepsiz zaman
Benimle işin neydi

İncilerim yitti
Bulanın neyine
Elzem mi
Kim geri alır
Hükümsüz ödülleri
Kokum kalsın bari
İstemem geri.
Sunaklar eritiyor paçavra tenimi
Aman Allah’ım
Neyin neresinde, ben kimim ki ?
 
              _ Kızım iyi misin sen ? 
 


 
ZÜĞÜRT… / P/USLU
 
 
Hüzün gözlerde bir bahar
Solar ferinden
...ve sevi kaldırımı sessiz
El sallar kaktüslü geçmişten

Ey martılar
Selam verin
Dudak kıvrımlarıma saklı sevgilerden
Titriyor çığlıklar
Sessiz kumsaldaki efkarlı türkülerden
Saklanmış dalgalara ah kar yürekler
Kokar bahar
Okyanusun derinlerinden.
 
Çocuksu bir yazgıydı
Alnıma düşen
Buğunda soluksuz kaldım
Aşk
Üfle nefesini tuzsuz ak beden
İnlemeler yerlerde sürünmeden 
Kara kül yakamozlarda
Tepetaklak düş yeniden

Sevişlerin
Ko/nar geceye
S/ardı/ğım yıldız düşlerinden
Ve deli ben..
Tenhada gün batımı görmeden
Züğürt baktım geriden
Öpüyorum bembeyaz köpüklerin
Ismarlanmış gülüşünden

Farklı dallarda salındım
P/uslu penceremden
...ve lakin/aşk kaldırımı sessiz
El sallar kaktüslü geçmişten…
 
 
 
 
Z/AN ..
 
 
ağlar gözlerim içime içime
dinmez seli
kör ebe düşlerde
sobelendim
kuru gül gözlerinde
 
çıkmaz sokağın oluğu dar
akan sevi canımı yakar
sol yanımda durdu kan
al beni desem deme yalan /mı
 
menekşe küstü köküne
açmaz hercai güneş yüzüne
içinde özü dağlansa ne
boğazımda dizilisin
imiğimin hükmü ne
 
dağlar har beni
çalar Azrail canı
an komaz bana beni
anam… bi gel yeter
beşiğime düşmanım şimdi
 
 
Yusuf kuyuya düşman
Zöhre kaderine neylesin
Be hey z/an..
 


Habibe Ağaçdelen/ Deli Rakkase

* Tüm şiirlerin hakkı saklıdır.
Dilek Kutusu
 
Reklam
 
Olumlamalar
 
"İnsanların gözlerinde kendime duyduğum sevgiyi, hayata duyduğum güveni okuyabiliyorum."

"İçimdeki çocuk hala gülümsüyor..."

"İçimdeki ışık şimdi ve burada, bedenimde, zihnimde ve ilişkilerimde mucizeler yaratıyor."
 
Bugün 1 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=